Türkiyede’ki  Depremzadelere yardım

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM

06 Şubat Pazartesi sabaha karşı Kahramanmaraş Pazarcık’ta merkezli depremden etkilenen 10 illerimizde genel hayatı olumsuz etkileyen şartların giderilmesi ve afetzede vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarının karşılanması için Türkiye başta olmak üzere Avrupada da büyük maddi ve manevi desteklerine yanı sıra farklı kurumlar ve STK ların da destekleri sürüyor. Bunlardan biride Pforzheim şehrinde uzun yıllardır gençlere ve çocuklara Kick Boks savunma sporu öğreten ’’Sportcenter Black Cobra’’  11 Şubat Cumartesi günü Gençlik Kick Boks müsabakaları düzenlenecek. Spor klübünün sahibi Teknik direktörler Mevdat ve Seher Yumuk, ’’Yaklaşık 50 sporcunun katılacağı müsabakaların bilet üçretlerinin yanı sıra yiyecek ve içeceklerde elde edilen gelirin, yardım amacıyla Türkiye’ye gönderilecek. Cumartesi akşamki karşılaşmaya 4 kez Dünya Kick Boks şampiyonu olan Gökhan Arslan’da katılacak. Sporcu kimliği yanı sıra bu tür organizilerde de yer alan ve hayır severliği ilede bilinen Arslan, toplanan maddi yardımları beraberinde Türkiye’ye götürecek’’ dediler. Duyarlı sporseverlerin karşılaşmalar için bilet alarak bu girişime katkı sağlamaları çağrısında bulundullar.

Müsabaların yapılacağı;  11 Şubat Cumartesi saa 12:30 da  Bleichstr.77  75173 Pforzheim.

Ülkemizde Meydana gelen depremde devletimiz, AFAD başta olmak üzere tüm kurumlarıyla koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı iletişim Başkanlığı

Ve Berlin Büyükelçiliği İletişim Müşavirliği’nin yayınladığı

Cumhurbaşkanımızın Erdoğan’nın ülkemizde meydana gelen depreme ilişkin açıklaması;

Devletimiz deprem anından itibaren tüm kurumlarıyla harekete geçmiştir. Valiliklerimiz kendi illerindeki tüm imkânları derhal seferber etmiştir. Depremden etkilenen 10 ilimize mevcut valilerimizle birlikte çalışacak 10 vali daha görevlendirilmiştir. 

AFAD ve Kızılay gibi doğrudan afet görevi olan kurumlarımız, ekiplerini bölgeye göndermişlerdir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve belediyelerimiz başta olmak üzere afet çalışmaları konusunda altyapısı ve eğitimi olan birimlere sahip kurumlarımız göreve çağrılmıştır. Halihazırda 9 bin personel arama-kurtarma çalışması yürütmekte, deprem bölgesine dışarıdan ulaşanlarla bu sayı sürekli artmaktadır. Yıkılan binalarda kalan vatandaşlarımızın tespiti ve kurtarma faaliyetleri kesintisiz şekilde sürmektedir. Yakın yerlerden başlayarak ülkemizin dört bir yanından deprem bölgesine arama-kurtarma ekipleri ve ekipmanları, yardım malzemeleri sevk edildi ve sevk ediliyor. 

AFAD tarafından yapılan planlamaya göre yönlendirilen ekiplere vatandaşlarımız da yardımcı oluyor. Böyle dönemlerde ulaşımın ve iletişimin sağlıklı yürütülmesi büyük önem taşıyor. Bunun için bilhassa enkaz bölgelerine giden yolların açık tutulması, iletişim araçlarının sadece zorunlu durumlarda kullanılması gerekiyor. 

Uluslararası yardımlar için de ülkemizle temaslar kurulmaya başlanmıştır. NATO ve Avrupa Birliği yanında 45 ülkenin yardım teklifleri tarafımıza ulaşmıştır. Ülke ve millet olarak birlik ve beraberlik içinde inşallah bu felaket günlerini de geride bırakacağız. 

Gün tek yürek, tek bilek olma günüdür dedi.

Başkan Yeni Yıl Resepsiyonu Verdi

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM

Pforzheim Büyük Şehir Belediyesi Büyük Congress Centrum salonda yeni yıl resepsiyonu verdi. 2023 yılı resepsiyonu ’’iklimin koruması ve Mülteciler’’ sologanıyla başladı. Resepsiyona Büyük şehir Belediye Başkanı Peter Boch, Belediye Başkanları Dirk Büscher, Sibylle Schüssler, Pforzheim Federal Milletvekilleri Gunter Kirchbaum (CDU), Katja Mast (SPD), eski Belediye Başkanları Gert Hager, Christel Augenstein, Belediye meclisi üyeleri, iş insanları, akademesyenler, Alman-Türk  STK temsilcileri ile çok sayıda parti ve yabancı temsilcileri hazır bulundu. Büyük  itfaiye teşkilatı “Brandheiß“  Orkestrasının müzikleri ile renklenen ve yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı resepsiyonda  bir konuşma yapan Büyük şehir Belediye Başkanı Peter Boch, güncel siyasi konulara değinerek,Pforzheim‘ın saygın, gururlu, akılı ve dijitalleşmenin, İklim konusunun acil ve hızlı bir değişim olarak gördüğünü ve geleceğin büyük konusu olduğunu vurgu yaparak, vatandaş dostu yönetim ve modern hareketlilik alanlarında, insanların şehir yaşamında büyük kolaylılıklar sağlanacağını  söyleyerek ’’Sorumluluk genellikle ağırdır. Özellikle iklimin korunması gibi büyük meseleler söz konusu olduğunda veya mültecilerle uğraşırken. 24 Şubat 2022’de Vladimir Putin, Avrupa’da yasadışı bir savaş başlattı. şok dalgaları dünyayı kasıp kavurdu. O zamandan beri batı demokrasileri, Avrupa, Almanya, Baden-Württemberg ve ayrıca Pforzheim’daki bizler, Rus bombalarından ve roketlerinden kaçan Ukraynalı insanlar için her gün somut sorumluluk üstleniyoruz. 1.700’den fazla Ukranyalı bize sığındı. Geçen yıl Ukrayna’dan gelen mültecilerin yanı sıra dünyanın diğer bölgelerinden yaklaşık 400 kişi Pforzheim’a geldi. 2022’de yaklaşık 2.400 mülteci Pforzheim’a gelmişti. Mülteci krizinin yaşandığı 2015 yılına göre iki kattan fazla. Bunu aklımızda tutmalıyız. Sevgili vatandaşlarım, bu insanlara karşı bir sorumluluğumuz var ve bunu yapabildiğimiz için kendimizi şanslı saymalıyız. Ama Belediye Başkanı olarak burada yaşayan vatandaşlarımıza ve özellikle gençlerimize, öğrencilerimize amaçları için salonlarımıza ihtiyaç duyan kulüp ve okullara karşı da sorumluluk taşımalıyız’’. iklim koruması ve yaşlılar için daha fazla gündüz bakım evleri oluşturma, ticari alan arama veya fizibilite çalışmaları planladıklarını söyleyerek Onlar için şimdi hiçbir şey yapmazsak yarin çok geç kalmış oluruz dedi.

Şampiyon Türkspor

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM
Pforzheim şehrinin en geniş kapsamlı ve prestijli salon futbol turnuvası olan ’’Hahn Cup’’    SV. Büchenbronn Futbol klübü’nün ev sahipliğinde 32. Salon Futbol turnuvası Fritz-Erler Spor salonunda yapıldı. 15 dakika oynana maçlar, üç gün süren  ve 30 takımın mücadele ettiği turnuvada, Gu-Türkspor Pforzheim şampiyon oldu. Pforzheim Landesliga ve Kreisliga A’da mücadele eden ve iki takımla turnavaya katılan  GU-Türkspor gruplarında çıkarak üçüncü günkü finallere kaldılar. Yaklaşık bin futbol severin izlediği turnuvanın yarı final karşılaşmalarında;  iki takımla mücadele eden Gu-Türkspor, salonda atmosferin yükselmesine neden oldu. Oyuna çok hızlı başlayan Gu-Türkspor, FC. Ispiringen karşılaşmasın daha ilk dakikalarında skoru 2-0 yaptı. Daha sonra kalesinde iki gol gören Türkspor son dakikalarda bir gol atarak durumu 3-2 yaparak finale kaldılar. Gu-Türkspor 2 ise güçlü Landesliga temsilcisi SV Huchenfeld takımı ile 2-2 berabere kalarak penaltı atışlarına geçildi. Penaltı sonucu 3-2 kaybederek turnuvanını 4’düncüsü oldular. Final karşılaşmasında iki Landesliga ekibi Gu-Türkspor ile SV Huchenfeld karşılaştı. Karşılaşmanın 40 saniyesinde 1-0 öne geçen Türkspor, baskılı oyununu maç boyunca sürdürürerek rakibini gole boğdu ve karşılaşmayı 4-0 kazanarak hem kardeşlerinin intikamını aldılar hemde şampiyon olarak kupa ve 800 Avro para ödülü kazandılar. 32. Yılık turnuvada ilk kez şampiyon olan Gu-Türkspor bu kış katıldığı tüm turnuvalarda şampiyon olarak 4 kupa kazandılar..

Gu-Türkspor yine şampiyon

Muzaffer Çetin- PFORZHEİM
Landesliga Mittelbaden temsilcisi, 1. FC 08 Birkenfeld Futbol kulübünün organize ettiği 39. kapalı salon futbol turnuvasına Pforzheim ve çevresinde 18 takım katıldı. İki gün süren turnuvaya, bölgenin en eski Türk futbol takımı olan Gu-Türkspor iki takımla katıldı. Pforzheim Kreisliga’da geçen sezon şampiyon olarak Landesliga Mittelbaden liğine yükselen Gu-Türkspor birinci takımı, turnuvadaki 7 müsabakanın 5’ni kazanarak çeyrek finale kaldı. Çeyrek final maçında TV Gräfenhausen’i  8-0 ev sahibi FC 08 Birkenfeld takımını 1-0 mağlup ederek finale kalmaya hak kazandı. Final maçında Landesliga Mittelbaden takımı 1. FC Ispringen takımı 3-2 kazanarak üç yıl aradan sonra tekrar şampiyon olarak birincilik belgesi ve 1.000 Avro para ödülü kazandı.  Gu-Türkspor oynadığı bütün maçlarda seyircilerin takdirini topladı. İki gün boyunca yaklaşık 1000 seyircinin izlediği turnuvada kazandığı birinciliğin yanı sıra para ödülünü de kazanan Türkspor‘un turnuvanın en iyi takımı seçilmesi Türkspor camiasında büyük sevinç yarattı. ödülünü aldıktan sonra salonda sevinç yumağı oluşturan Türkspor‘u taraftarlar ayakta alkışladılar.

Resimler: Gu-Türkspor 1 Şampiyon Türkspor 2 Taraftarlar 3 Maç anı

                                İlk Fotoğraflarını sergiledi

Muzaffer Çetin- PFORZHEİM

Kültürel Antropoloji ve Avrupa Etnolojisi mezunu Melike Helimergin, 1994  Bietgheim doğumlu. Stajinı Pforzheim kültür ofisinde yapan ve kültürel eğitim bölümünde çoçuklara rehberliğin yanı sıra Pforzheim müzelerinde yetişkinlere çift dilde rehberlik yapan Kültür eğitim sorumlusu ve aynı zamada da Fotoğraf sanatıylada ilğilenen genç kültür rehber Melike Helimergin, İlk Fotoğraflarını sergiledi. Pforzheim Galerie sanat Müzesinde sergilediği resimler hakkında konuşan Melike Helimergin, ’’Kendime daima sorduğum soru; ben kimim? Ben nereye aitim? Ben kökenim nedir? Ben Türkiyelimi, Almanmı? Ben kendimi ifade ederken, tanıtırken arkamda olan kökenimin ne olduğu sorusuyla karşı karşıya kalıyorum. Göç geçmişimi  kendimce sorguluyorum. Ve bu kelimenin yanlış olduğu sonucuna vardım. Çünkü bir insanı sorgulamak varlığını sorgulamaktır. Ben burada doğdum burada eğitim gördüm ve kültürel bir meslek edindim. Buradaki kişiliğimi sürekli sorgulamalarını çürütmek için bizin kültürümüzde, büyük bir yer edinen ’Çay ve Çay Bardağını’ obje olarak seçtim. 60 yıl önçe gelen büyüklerimizin çalıştığı ve gezdiği yerleri keşfettim. Kendimce buraları arka Kadraj olarak alıp çay bardağını önünde tutup arka nesleleri odak olarak resimlerini çekerek ’migrationshintergrund’ göç geçmişi sözcüğünü çay bardağı ile yansıtmaya çalıştım’’ dedi.

Hayırseverlerle birlikte bitiriyorlar

Muzaffer Çetin-TUTTLİNGEN

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Tuttlingen Merkez Caminin inşaatı, hayırseverlerin bağışları ile her geçen gün sona doğru hızla ilerliyor. Tuttlingen Merkez Camii’nin inşaatının tamamlanması için 03-04 Aralık 2022 tarihleri arasında Vakıf TV üzerinden canlı yayında “Yeni Camimizi Birlikte Bitirelim. Sen de Var mısın.?” sloganıyla bağış kampanyası gerçekleştirildi. Gerek Tuttlingen gerek çevre bölgelerden yoğun katılımın olduğu online canlı yardım kampanyasını değerlendiren Tuttlingen Merkez Camii Dernek Başkanı Bekir İnamlıca, 25 yıldır severek ve isteyerek yaptığım STK’lardaki hizmetlerimde, eline ve yüreğine dokunduğum dünyanın değişik yerlerindeki tüm kardeşlerimden Allah razı olsun.    ’’Hayalim, aşkım, sevdam diye adlandırdığım yeni camii projemizin canlı yayınla bağış kampanyasına katılarak, ’Birlikte Bitirelim, Bende Varım’ diyerek bağışta bulunarak tarih yazdık Elhamdülillah. Mevlam kabul eylesin. Verdiğiniz güven ve sorumluluklarımızın ivedilikle peşinden olacağımızdan emin olunuz.’’ Hayırseverlerin 5 saat boyunca az demeden çok demeden yaptıkları yardımları beni ve yönetimimi çok duygulandırdı. Allah CC yaptığınız hayırlarınızı kabul eylesin dedi.

Başkonsolosa Kahvaltılı Veda

Muzaffer Çetin-STUTTGART

Stuttgart Başkonsolosu Mehmet Erkan Öner’in görev süresinin sona ermesi nedeniyle Württemberg Türk Veli Dernekleri Federasyonu ve görev bölgesindeki STK’ların müşterek organize ettikleri, Başkonsolos onuruna veda programı Piri Reis Restaurantın’da Württemberg bölgesinde’ki STK Başkanları, temsilcileri, akademisyenler, işinsanları, yazarlar, Konsolosluk Ataşeleri, bölgede görev yapan öğretmenler, din görevlileri, gazeteciler ve 150 kişiye yakın davetli katıldı. Veda programda konuşan Başkonsolos Erkan Öner, ’’Bu veda davetini veren STK lara çok teşekkür ediyorum. Beni onurlandırdınız, gururlandırdınız. 4 yıl boyunca Württemberg bölgesinde çok yoğun bir dönem geçirdiğimi söyleyebilirim. Bölge, çok zor bir o kadarda yoğun ve sorumluluğu çok yüksek. Burada Başkonsolos olmak hiçte kolay değil. Zor bir görev. Bölge çok geniş, vatandaş sayısı yüksek. Görev süresi boyunca Alman makamlarıyla düzgün bir şekilde ilişkileri rayından çıkarmadan, ülkemizin ve vatandaşlarımızın çıkarları doğrultusunda yürütülmesi gereken bir bölge. Sahada 150 din görevlisi, 130 çivarında Türkçe ve Türk kültürü öğretmenleri ve STK’lar var. Hepsi bizim Konsolosluk ailemizin bir parçası oldular. 60 yıldır büyük bir başarı hikayesi yazan siz STK temsilcileri ile iyi ilişkiler ve işbirlikteleği benim için önceliklerim arasında yer aldı. Vatandaşımızın vefası ve feraseti çok güçlü onun için ben sizlere tekrar teşekkür ediyorum. Baden-Württemberg Hükümetine’de çok teşekkür ediyorum. Yerel Hükümet binası göklerine Türk bayrağı çekerek onuruma veda yemeği düzenleyerek uğurladılar çok onur duydum. Ankara’ya yeni görevime çok iyi izlenimlerle döneceğim. Sizleri Dışişleri bakanlığına beklerim. Sizleri kapıda karşılarım. Görevimizde bizlere daima güç ve moral veren destekleri ve göstermiş oldukları teveccüh için katılımcı tüm STK’larımıza ve programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum’’ dedi.                                  Erkan Öner, STK’ların burada bana verdikleri hediyelerin sahiplerinin rızası varsa bunları çocukların eğitim projelerine katkı için bırakıyorum dedi.

SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI TEMEL KARAMOLLAOĞLU, AVRUPA SEÇİME HAZIRLIK AVRUPA HAMLE TOPLANTISINDA PARTİLİLER İLE BİR ARAYA GELDİ…

MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ ÇIKARDIĞIN ZAMAN HASTALANMAMAN MÜMKÜN DEĞİL

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Avrupa Seçime Hazırlık Avrupa Hamle Toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, gerçekleştirdiği konuşmada, Milli Görüş’ün basit bir görüş olmadığına dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Görüş gömleğini çıkardım ifadesine atıfta bulunarak, “Milli Görüş dediğiniz basit bir görüş değil. Milli Görüş gömleğini çıkardığın zaman hastalanmaman mümkün değil. Siyonist gömleği seni korumaz bunu iyi bil” dedi.

ANKARA / Almanya’nın Duisburg şehrinde gerçekleştirilen Avrupa Seçime Hazırlık Avrupa Hamle Toplantısında partililer ile bir araya gelen Karamollaoğlu, 30 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen 8’nci Olağan Kongreye Avrupa teşkilatlarından katılan partililere teşekkür ederken, bundan sonra ki süreçte seçime hazırlık çalışmalarının önemli olduğunu belirtti.

BİZ HAKKI ÜSTÜN TUTAN TEK PARTİYİZ
Milli Görüş hareketinin geçmişte gerçekleştirdiği koalisyonları hatırlatan Karamollaoğlu, önceliğin hakkı üstün tutmak olduğuna dikkat çekerek, “Farklı düşünceleri bir kenara itelediğimiz zaman arada kalan sizin temel inancınızdır. Biz hakkı üstün tutan tek partiyiz. Biz bu davadan vazgeçmeyiz. Prensiplerimizi terk etmeyiz. Biz zorba değiliz. Başkaları ile bir araya geldiğimizde kısır menfaat kavgalarına girmeyiz. Erbakan hocamız bunun için herkesle bir araya gelebildi. Kimlerle bir araya gelemedi dikta heveslileri ile Amerikan sevdasına kapılanlar ile başkalarına uşak olmayı vatandaşlarına hizmetkar olmaya tercih edenler ile biz bunlarla hiçbir araya gelmedik, gelmeyiz. Onun için biz her ne yaptıysak bundan sonra da yapmaya kararlıyız. Onun için yorgunluğu, küskünlüğü, ayrılığı ve gayrılığı lügatlerimizden çıkarma zamanıdır. Zaman, daha fazla kardeşlik, daha fazla birlik ve beraberlik ve de daha fazla çalışma zamanıdır” dedi.


Milli Görüş hareketinin temel gayesinin aynı olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, merhum Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan’ın ‘önce ahlak ve maneviyat’ diyerek yola çıktığını bugün de aynı amaçla çalışmaların devam ettiğinin altını çizerek, “1969 yılında Erbakan hocamız önce ahlak ve maneviyat diyerek yola çıktı bizde bugün bu amaçla çalışmaya devam ediyoruz. Ama biz maddiyatta da ülkemizi zirveye çıkartmaya, politikalar üretmeye ve yatırımlar yapmaya mecburuz. Biz ülke kalkınsın dediğimizde sadece 3, 5 müteahhit zenginleşsin diye düşünmüyoruz. Biz ülkede yaşayan bütün kardeşlerimizin milli gelirden adil bir paylaşım almasını istiyoruz. Kimse bizim düşüncelerimizi dile getiremez, geçmişte Erbakan hocanın koalisyonlarla yaptıklarını yapamaz. 1974’te rahmetli Ecevit ile yapılan koalisyonda Kıbrıs zaferi kazanıldı. Sonra 1975’den itibarende Demirel ile koalisyonlar kuruldu 270 fabrikanın temeli o zaman atıldı 70’i bitirildi faaliyete geçti ama biz iktidardan indirildik. Sonra belediyelerde iktidara geldik 89’da 5 belediye 94’te 29 belediye kazanıldı Ankara ve İstanbul dahil. Destanlar yazdık. Belediyeciliğin hakiki hüviyeti ondan sonra anlaşıldı” diye konuştu.

D-8’LERİN ADINI AĞZINIZA ALMAYA KORKUYORSUNUZ
1996 yılında kurulan Refah-Yol iktidarında Başbakan olarak görev alan Erbakan’ın o dönemde 8 ay gibi kısa bir sürede kurulmasını sağladığı D-8 projesinin önemli bir birliktelik olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, şimdiki iktidarın D-8’i hiç gündeme getirmediğini belirterek, “Ufukları dardır anlayamazlar, anlamamaktan öteye başkalarının menfaatini düşünmek için D-8’leri ağızlarına bile almazlar. Cumhurbaşkanının ağzından bir kere adını duydum. Bu mantıkla siz dış politikada ülke menfaatlerini, insan haklarını, adaleti, barışı, kalkınmayı nasıl sağlayacaksınız. D-8’lerin adını ağzınıza almaya korkuyorsunuz. Dış politikada dikkat edin nasıl koştuğunu bilmiyor ama dünyayı dolaşıyor. İslam’ı bir kere ağzına almıyor. İslam birliğinin adını ağzına bir kere almıyor neden BOP Eş Başkanı da ondan. Gerçi bir ara Eş Başkanlık ve BOP nedir diye farkına vardı nereden çıkardınız dedi ve kendi söyledikleri gündeme gelince bir daha diline dolamadı” ifadelerini kullandı.

BÖYLE BİR MANTIKLA ORTADOĞU’DA BARIŞI SAĞLAYABİLİR MİSİNİZ?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diğer parti Genel Başkanlarına yönelik Amerika’dan izin aldınız ithamlarını hatırlatan Karamollaoğlu, siyasi yasaklı olduğu dönemde ki yurtdışı ziyaretlerine dikkat çekerek, “Tayyip bey Erbakan hocayı terk etmeye karar verdiğinde siyasi yasaklı, bu yasağın affedilip affedilmeyeceği de belli değil ama bugün başkalarını itham ediyor henüz bizi itham etmedi, gittiniz Amerika ile İngiltere ile anlaştınız bu masanın arkasında bana karşı bir komplo kuruyorsunuz diyor bugün ama o gün Beyaz Saray’da poz verdi. Ardından ise Siyonizm ödül verdi ve öyle döndü. Nasıl unutuyor bunu. İlk yaptığı iş ise Irak müdahalesine destek vermek oldu. Amerikalıları da ikna edememişti dönemin iktidarı sonra ise Saddam’ın elinde kitle imha silahları var denildi. Amerikan meclisi bu yalan iddia üzerine müdahaleye izin verdi. Sonra ise 1.5 milyon Müslüman katledildi. Kadınlara tecavüz edildi. Alçakça çocuklara bile zulmettiler. Sonrada özür dilediler bizimkiler ise dilemedi ardından ise Suriye’ye müdahale edildi. Bütün İslam alemi ile bağlarımız koptu. Bugün güya tekrar bağlar kuruluyor. Ama ardından İsrail ile normalleşme adımlarına girildi. Böyle bir mantıkla siz ülkeyi ayağa kaldırabilir, Ortadoğu’da barışı sağlayabilir misiniz?” diye konuştu.

ÜÇ KAĞITÇILIK İLE ÜLKEYİ YÖNETMEYE ÇALIŞIRSANIZ YÖNETEMEZSİNİZ

Cumhur İttifakına mensup partilerin prensipleri gereği muhalif partilere hakaret edebildiğini belirten Karamollaoğlu, ahlaki ve manevi değerlerin önemli olduğunu kaydederek, “Cumhur İttifakı mensuplarının prensipleri var, karşındaki muhaliflere her türlü sözleri söylersiniz, hakareti edersiniz, hatta küfredersiniz. Benim ise inancımdan aldığım bir ders vardır kötü söz çıktığı ağzın insanını temsil eder. Sen eğer hakaret ediyorsan bil ki sen o hakareti temsil ediyorsun, o hakaret sana layık. Ama bu dediğimizi bile anlamaktan acizler. Onun için bizde ahlaki ve manevi değerler, garibanın derdi ile dertlenmek, aç insanı doyurmaktır. Bugün ki gibi değil, 500 Lira vereceksin, bin 500 TL sosyal yardım yapacaksın ağzından farklı bir laf çıkınca bunu keserim deyip tehdit edeceksin sonra da diyeceksin ki Türkiye’de aç insan kalmadı. Sosyal yardım alan insan sayısı 11 milyonu geçti ama bunların hepsi endişeli iş aramaya çıktığı zaman destekler kesiliyor. O zamanda diyorlar ki işsizlik bitti. Nereden çıkarıyorsunuz? Yani böyle affedersiniz üç kağıtçılıkla ülkeyi yönetmeye çalışırsanız siz hiçbir şekilde yönetemezsiniz” dedi.

GERÇEKLEŞTİRECEKLERİMİZİ ONLAR HAYAL DAHİ EDEMEZ
Saadet Partisi olarak ülkenin tüm ihtiyacını kendi üretimleri ile karşılayabilecek hale getireceklerini ifade eden Karamollaoğlu, Saadet iktidarında ülkedeki şartların değişeceğini belirterek, “Biz Saadet Partisi olarak ülkemizin bütün ihtiyaçlarını ülkemize yapılacak yatırımla karşılanması bizim temel hedefimiz. Her şeyimiz uçağımızda, motorumuzda, gıdamızda, ilacımızda, hastanelerdeki tıbbi cihazımızda hangi konuya girerseniz girin bütün ihtiyaçlarımızı bizim her alanda kendi ihtiyaçlarımızı karşılayacağı yatırımlara girmektir. İşlenmemiş bir maden bırakmayacağız. Hiçbir cihazı dışardan ithal etmeyeceğiz, ilaçlarımızı kendimiz üreteceğiz. Biz bunu söylediğimiz zaman amma da havalı gidiyorsunuz diyor niye gerçekleştireceklerimizi onlar hayal bile edemez. Onun için Allah nasip ederse Saadet iktidarına erişince Türkiye’nin şartları kısa sürede değişecek. 2-3 ayda demiyorum ben 3-5 sene içerisinde Türkiye’nin ne kadar büyük bir potansiyeli olduğunu hem biz hem de bütün dünya görecek” ifadelerini kullandı.

ALMANYA OLUYOR DA NEDEN TÜRKİYE’DE OLMASIN
Türkiye’de işsizliği çözeceklerini ifade eden Karamollaoğlu, asgari ücretin en az yoksulluk sınırına bağlanması gerektiğine de dikkat çekerek, “İşsizlik ciddi yatırımlar ile çözülür. İşsizliği çözdüğünüz zaman bizim anlayışımız ile Türkiye’de ki bütün insanlar zengin olur. Çünkü bizim hedefimiz asgari ücretin hiçbir zaman açlık sınırında olmamasıdır. En azından yoksulluk sınırı. Bu ne demek bugün ki şartlarla asgari ücretin 3 ile 4 misli artması demek. Biz bunu dediğimiz zaman gene bunlar idrak etmez. Neden böyle abartıyor, abartmıyorum gerçeği söylüyorum. Almanya’da bu böylemi. Almanya’da çalışan bir işçi açlık sınırında mı yoksa kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücret alıyor mu? Almanya’da bu oluyor da Türkiye’de bu neden olmasın? Sadece Almanya değil Avrupa’nın bütün ülkeleri böyle. Neden böyle çünkü düşünmüyorlar. Kendi menfaatlerinden başka, iktidarda kalma arzuları, itibarlarını korumak dışında başka hedefleri yok. Siz bu mantıkla Türkiye’yi yönetemezsiniz” dedi.

SAMİMİ DEĞİLLER. GERÇEKLEŞTİREMEZLER
Önümüzdeki yıl satışa başlaması beklenen TOGG ile ilgili Cumhurbaşkanının ilk 100 aracı sipariş ettiğine yönelik açıklamasına değinen Karamollaoğlu, bu durumun projenin gerçekleşmeyeceği için olduğunu belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki TOGG diye bir araba üreteceğiz, elektrikli olacak, 2 sene sonra faaliyete geçecek, ilk 100 otomobilin siparişini ben verdim başka kimse de sipariş vermeyecek. Sayın Cumhurbaşkanım niye? Senin ne özelliğin varda ilk 100 otomobili sen alacaksın. Başkaları da sıraya girip almak istiyor. Bu gerçekleşmeyecek bir senede de kimse yarın bağırmasın diye bunu söylüyor. Kendisi de ne yapacak geciktiyse de biz idare ederiz diyor. Samimi değiller, gerçekleştiremezler” diye konuştu.  

GEÇMİŞTE GERÇEKLEŞTİRİLEN PROJE ENGELLENDİ
Geçmişte Hacettepe Üniversitesi’nde 3 mühendisin elektrikli otomobil projesinin prototipini bir parça haricinde tamamlayarak seri üretime hazırladıklarını hatırlatan Karamollaoğlu, bu projenin önünün kesildiğini belirterek, “Bundan 7 sene önce Hacettepe üniversitesindeki 3 mühendisin bir araya gelerek bir elektrikli arabanın dizaynını yaptıklarını ve üretime geçirdiklerini, fabrika kuramadılar ama prototipini yaptıklarını biliyordum. Bundan dolayı da sayın Cumhurbaşkanına seslenmiştim ya siz böyle bir arabayı imal etmek istiyorsunuz da bu arabayı 7 sene önce prototipini üreten mühendislere bir teşekkür ettiniz mi? Ne teşekkür etmesi ya adamların bu projeyi engellemeye yönelik adım attılar. Bu projeyi daha fazla yürütmeyeceksiniz dedirttiler üniversitenin rektörüne. Adam tasarrufa gidiyor onun için bu konuda para harcatmam diyor. Nereye harcayacaksın bu parayı? Allahtan korkun ya” dedi.

SİZ BU ÜLKENİN İÇERİSİNDE FİKİR ÜRETEN İNSANLARA ÖNEM VERMEZSİNİZ
Tank fabrikasına ne olduğunu soran Karamollaoğlu, fabrikanın son zamanlarında bir motor eksikliği nedeniyle tank ithalinin gerçekleştirilemediğini hatırlatarak, “Sadece bir motor eksikliğinden dolayı biz tankı ithal edememiştik, bu kadar süre içerisinde 7-8 tane uçağın prototipini yaptık biz Eskişehir’de bir tankın motorunu neden gerçekleştiremediniz. Bu Türkiye için iktidar için utanç meselesidir. Bu şekilde bu ülkeyi kalkındıramazsınız, bunun için Saadet Partisi’ne ihtiyaç var. Hem cesaret hem bilgi hem de tecrübe olacak bu bizde var. Biz sadece kendimiz, bizimle birlikte çalışan insanlar için değil Türkiye’nin bütün potansiyelini ayağa kaldıracak anlayışa sahibiz. Bunu biz yaparız siz yapamazsınız. Amerika’dan, Yunanistan’dan bilmem İtalya’dan, İspanya’dan tecrübelerini para ile alırsınız ama siz bu ülkenin içerisinde fikir üreten insanlara önem vermezsiniz” ifadelerini kullandı.

BİZİM KİMSE İLE KAVGAMIZ YOK, ZİHNİYETLERDE Kİ SAPIKLIĞA KARŞIYIZ
Şahsiyetli bir dış politika uygulamayı şiar edindiklerine dikkat çeken Karamollaoğlu, Milli Görüş gömleğinin önemine vurgu yaparak, “Şahsiyetli bir dış politika uygulamayı şiar edindik. Ne demek şahsiyetli dış politika emperyalistlerin, sömürgecilerin etkisi altında kalmadan, bu zalimlerin etkisi altında kalmadan bir dış politika oluşturma. Bizim kimse ile kavgamız yok. Ne Almanya ile ne İngiltere ile ne kamil manada Amerika ile bu zihniyetlerde ki sapıklığa karşıyız biz. Bizim Avrupa ile hak ve adalet ekseninde irtibatımızı güçlendirmeyi emin olun arzu ederiz. Ama hak ve adalet ekseninde. Biz köle olamayız. Kimsenin köle olmasını da istemeyiz. Onun için bizim ideallerimiz sadece bizim için değil Avrupa’da yaşayanlar içinde ideal olarak benimsenmelidir. Milli Görüş dediğiniz basit bir görüş değil. Milli Görüş gömleğini çıkardığın zaman hastalanmaman mümkün değil. Siyonist gömleği seni korumaz bunu iyi bil” dedi.

Hoş geldin Eliz bebek

Muzaffer Çetin- ETTLİNGEN

Ettingen Dizem Sanat Halk oyunları eğitmeni, Web Tasarımcısı Erdinç Koçak ile işletmeci, Güzelik yarışması 2014-2015 Miss Turkuaz Almanya ikincisi, güzeller güzeli Cansu Koçak çiftinin, Eliz ismini verdikleri bir kızları dünyaya geldi. 53 cm boyunda, 3.4 kilo ağırlığında dünyaya merhaba diyen minik Eliz, genç çiftlere anne baba olma sevinçi yaşatı. Bizde Koçak çiftini kutluyor ve minik Eliz’e sağlılı ve uzun ömür dilliyoruz.