Eğitim Ataşesi Kaptı uğurlandı

Muzaffer Çetin-STUTTGART

Türkiye’nin Stuttgart Başkonsolosluğunda görev süresi sona eren Eğitim Ataşesi Dr. Ümit Kaptı, yoğun bir katılımla uğrlandı. Meya Bildung’un sponsorluğunu yaptığı ve Kilim Gazetesi’nin organize ettiği, Stuttgart’taki Piri Reis Restaurant & Cafe’de gerçekleşen kahvaltı programına; Stuttgart Başkonsolosu M. Erkan Öner ve Ticaret Ataşesi Oya Demirkan başta olmak üzere STK liderleri, İş İnsanları, eğitim camiasından temsilcilerin, diplomatların, basın mensuplarının ve çok sayıda katılımcıların hazır bulunduğu veda programında konuşan Stuttgart Başkonsolosu M. Erkan Öner, Dr. Kaptı’nın Ekim 2017’de geçici görevle Stuttgart’a geldiğini ve asaletini 2018’de aldığın, kendisinin de o yıllarda Stuttgart’ta atandığını hatırlatan Öner, “Asaleten atıldığı dönemden itibaren Ümit bey ile çok yoğun bir şekilde çalıştık. Eğitim alanındaki çalışmalar öncelikli alanlarımızdan biridir. Toplumun güçlenmesi eğitimden geçer. Eğitimden geçen çocukların daha tahsilli ama aynı zamanda milli – manevi değerlerine sahip çıkan, Türklük bilincini taşıyan gençlerin yetişmesi benim için çok önemli. Bu noktada Ümit bey ile gerçekten çok yoğun mesailer yaptık” dedi. Dr. Ümit Kaptı, bir anısını anlatarak başladığı konuşmasında ‘göreve geldikten sonra, Baden Württemberg Eyaleti’ndeki tüm Schulamt Müdürleri ile tanışmayı istediğini ancak ileri tarihli randevular verilmesi üzerine Stuttgart Valiliği’nin eğitimden sorumlu bölümü ile görüşmeler yaparak sorunu aştığını’ ifade ederek Baden Württemberg Eyaleti Türkiye’nin en çok Türkçe öğretmeni gönderdiği Alman eyaleti olduğu bilgisini veren Kaptı, bunun da kendilerine büyük sorumluluk yüklediğini belirtti. Göreve geldiğinde yaşanan bazı sıkıntıların giderilmesi için 70 ayrı soruşturma yürüttüğünü ve sonunda kurulan sistemle hem öğretmenlere sahip çıkıldığını hem de veli – öğrenci, öğretmen diyaloğunu yerleştirdiklerini kaydeden Kaptı, ileride de eğitimle ilgili yaşanabilecek her türlü sorunlarda velilere ve STK’lara hemen ataşeliğe bilgi vermelerini tavsiye etti. Kahvaltının ardından yemek duasını Stuttgart Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Musa Uzun yaptı. Daha sonra Dr. Kaptı’ya STK temsilciler tarafında hediyeler verildi.

DİTİB Tuttlingen’de görev değişimi

Muzaffer Çetin-TUTTLİNGEN

Dinayet İşleri Türk İslam Birliği DİTİB bağlı Tuttlingen Merkez camiin‘de görev değişimi. Baden Eyalet Birliği Başkanı Nihat Demirci’nin divan başkanlığını Abdullah Doksanoğlu ve Abdurrahim Kırık’ın sekreter ve gözlemciliğini yaptığı genel kurulda, yıllardır farklı derneklerde yöneticilik ve Başkanlık yapan tecrübeli yönetici Bekir İnamlıca Başkanlığa getirild. Genel kurula listeyle aday olan İnamlıca, üyelerin tamamının oyunu alarak göreve geldi. 25 yıldır farklı Türk ve Alman derneklerinde görev alan ve DİTİB Baden Eyalet Birliği eski genel sekreteri, Tuttlingen Türk Okul Aile Birliği’ninde Başkanlığını yürüten tecrübeli başkan Bekir İnamlıca yeni ekibiyle birlikte Merkez camide cemaate ve Türk toplumuna hizmetler verecekler.

Yeni Camii İnşaatına Hız Verecekler:

Tuttlingen’de yapılmakta olan yeni camii inşaatına yeniden hız vereceklerini belirten yeni Başkan şimdiye kadar emeği geçen tüm eski başkan ve yöneticilere teşekkür ederek Onlardan aldıkları bu kutsal görev bayrağını daha ileriye götüreceklerini belirtti. Bekir İnamlıca, ‘‘Bizleri bu göreve nasip eden Allah’a şükürler olsun. Bizlere güvenip seçen üyelerimize sonsuz teşekkür ederiz. Rabbim bizleri bu görev süresince sizlere karşı mahçup etmesin inşallah. Sizlerinde dua ve desteğiyle güzel verimli çalışmalarla çıtayı yükselteceğimize inanıyoruz‘‘ vaadinde bulundu.

Yeni Yönetim Kurulu: Başkan Bekir İnamlıca, Başkan Yardımcısı0Zeynep İlhan, Başkan Yardımcısı Mehmet Üğür, Sekreter Atakan Kaya, Muhasebe Soner Yazıcı, Koordinatör Fikret Yarıkbaş.

15 Temmuz Anma Töreni yapıldı

Muzaffer Çetin-KARLSRUHE

Bu yıl ’’Türkiye Aşkına’’ ana başlığı altında düzenlenen, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma töreni Karlsruhe Başkonsolosluğu toplantı salonunda yapıldı. Karlsruhe Başkonsolosluğunun düzenlediği ve sunumunu Ka. Bölge öğretmeni Zatiye Volkan’nın yaptığı, 15 Temmuz menfur darbe girişiminin engelenmesinin 6. Yıl dönümü münasebetiyle düzenlene törene Başkonsolos, Konsoloslar, Ataşeler ve bölgede bulunan STK temsilcileri katıldı. Program; Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardında DİTİB Lahr camii din görevlisi Mustafa Güler Kur’an-ı Kerim Tilaveti okudu. Din Hizmetleri Ataşe vekili Abdullah Tayfur’da Dua etti.

Ka. Başkonsolos Banu Terzioğlu, ’’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz, kendi iradesi üzerinde egemen bir güç tanımayan millietimizin, şanlı tarihinde aldığı güçle, kadını-erkeği, genci- yaşlısıyla, devletimizi ve demokratik düzenimizi hedef alan terör odaklarına karşı, Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğinde canını ortaya koyarak kazandığı zafer olarak tarihimize geçmiştir. 15 Temmuz’u milli hafızımızda canlı tutmak şehit ve gazilerimize olan vefa borcumuzdur. Onları hiçbir zaman unutmayacağız, unuturmayacağız’’ diyen Terzioğlu, varlığıyla iftihar ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kahraman Atalarımız, 99 yıl önce Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün liderliğinde nice fedakarlıklarla, inançla ve elbirliğiyle işgalci güçlere karşı verdikleri kurtuluş mücadelesinin ardında kurdular. 15 Temmuz direnişi’de, Cumhuriyetimizin kazanımlarının muhafazası bakımında çok önemli bir dönem noktasını teşkil ediyor dedi. Eğitim Ataşeliğince düzenlenen  ’Şehit Ömer Halisdemir ve diğer 15 Temmuz şehitlerinin ailelerine mektup’ konulu kompozisyon yarışmasında; Arda Semih Demiral birinci, Beyza Kahraman ikinci, Bekir Semih Efe üçüncülük ödülerini Başkonsolos, Konsolos ve Eğitim Ataşesi verdi. Anadolu Ajans tarafında çekilen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü fotografları, Konsolosluğun bekleme salonunda bir hafta boyunca sergilenecek.

Pforzheim, 35. Oechsle Festivaline hazırlanıyor

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM 

Pandemi nedeniyle iki yıllık bir aradan sonra, Pforzheim Ekonomi ve şehir pazarlaması (WSP) tarafından düzenlenecek olan  ’’35. Oechsle Festivali’’  19 Ağustos – 04 Eylül 2022 tarihleri ​​arasında Pforzheim’da gerçekleşecek. Üzüm hasatı sonrası eğlence olan ’’Oechsle Fest’’ haftası etkinliğinin basın açıklaması etkinliğin ana sponsoru Jeremias Makarna fabrikasının toplantı salonunda, Pforzheim WSP Direktörü Oliver Reitz, Proje ve etkinlik Organizasyon Müdüresi Annette De Gaetano, Makarna Fabrikası Jeremias GmbH’nin Genel Müdürü ve Oechsle Festivali’nin ana sponsoru Guido Jeremias, ev sahibi ve işletme sözcüsü Frank Daudert, Jeremias – satış asistanı Daniel Baumann ve basın mensuplarının katılımı ile tanıtıldı. Etkinliği tanıtımında konuşan WSP Direktörü Oliver Reitz, ’’ Şehir meydanında kurulacak olan ve 17 gün sürecek olan bölgenin en uzun ve dolu dolu içerikli festivali olan ’35. Oechsle Fest’ çeşitlili yemek ve yüksek kaliteli sahne programı yanı sıra yerli ve yabancı misafirlerin katılımı ile müzik ve dans gösterileriyle rengarenk bir etkinlik programı sunulacak. Yine harika bir atmosferde ve tabii Altın şehir Pforzheim’ın kalbinde, eğlencenin ve ziyafetin tadını çıkarmanın tam zamanı!“ dedi. Festivalin Ana sponsor Guido Jeremias ise ’’Oechsle Fest yıllar içinde büyüyen ve sürekli olarak gelişmekten olan bir marka oldu. OechsleFest, eğlence ve keyif anlamına geliyor. Festivale katılan ziyaretçilerin her yıl artarak şehri nasıl canlandırdığını her zaman hayrete izliyoruz. Etkinliğin ana   sponsorluğunun yanı sıra büyük tombala çekilişinde bu yıl büyük ödül olarak 2 kişilik unutulmaz Bir sağlıklı yaşam otelinde 2 gece konaklama ödülüde vereceğiz’’ dedi. Proje ve etkinlik yöneticisi Annette De Gaetano ve Frank Daudert, Şehrin kalbinde kurulan bu kültür ve eğlence festivalini, yaklaşık bir yıl süren yoğun çalışmanın sonunda, 17 güne yayılan kültürel zenginliği yüksek bir program yaratmaya gayrat ettik. Baden- Schwabe bölgesi mutfağından sevgiyle dekore edilmiş yaklaşık 180 yemek ve spesiyalitenin yanı sıra dans, yarışma ve çeşit stille müzik grupların canlı sahne programları düzenlenmektedir. Böylece, Oechsle Fest yine yıldızların altında büyük bir dans pistine dönecek. Umarım, etkinliğimiz ziyaret gelenlere unutamayacakları günler yaşatırız dediler.

                          Ankara’ya Dilekçe

Muzaffer Çetin- LÜDWİGSHAFEN

Türk Toplumu Platformu Birliği Yönetimi adına Başkan Ercan Özcan, Almanya’dan yaz döneminde Türkiye’ye gerek karayolu gerekse havayoluyla yapılan yolculukların vatandaşlara ciddi sıkıntılar verdiği gerekçesiyle destek ve çözüm öneriler için T.C. Cumhurbaşkanlığı’na dilekçe gönderdi.

T.C.  Cumhurbaşkanlığına

Sayın Cumhurbaşkanım,

Öncelikle her sene yaz aylarında yaşadığımız sıkıntıları sizinle paylaşmak isteriz. Almanya`dan yaz döneminde vatanımız Türkiye`ye gerek karayolu gerekse havayoluyla yaptığımız yolculuklar bizlere ciddi sıkıntılar vermektedir.

Yurt özlemini dindirmek, çocuklarımıza Türkiye sevgisi aşılamak ve ülkemizle olan bağlarımızı güçlendirmek için bu seyahatların önemi ve gerekliliği tartışılmaz. Ancak karayoluyla gidişlerde başta Bulgaristan ve Sırbistan olmak üzere pek çok ülkenin gümrük kapılarında sıkıntılar yaşıyoruz. Rüşvet, keyfi uygulamalar ve  gümrük kapılarında yaşanan uzun kuyruklar her izin dönemi bizler için işkenceye dönüşmektedir. Özellikle Kapıkule`de geçişlerin daha rahat olması için somut çalışmaların ivedilikle yaşama geçmesini talep ediyoruz.

Yaz aylarında bu güzergahdaki  yoğunluk dikkate alındığında gişelerdeki kapasitenin yeterli olmadığı ve uzun kuyruklar oluştuğu malumunuzdur.Bunun için Türkiye güzergahındaki ülkelerle ikili anlaşmalar yoluyla  o ülkelerin gümrük kapılarındaki gişe sayısının yoğunluğun yaşandığı yaz aylarında arttırılmasını talep ediyoruz.

Öte yandan diğer önemli bir sorun ise; özellikle bu sene yaz aylarında  havayolu taşımacığında yaşanan sıkıntılardır. Bilet fiyatları burada yaşayan çocuklu ailelerin alım gücünün üstüne çıkmıştır. Bilet fiyatları geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 44 oranında artmıştır. Bu tür fırsatçılığın önlenmesi ve bu konuya ilişkin yasal bir düzenlemenin acilen yapılması şarttır.

Bununla birlikte YTB, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı`ndan destek ve  çözüm önerileri bekliyoruz.

Bilgi ve gereğini arz ederim.

Saygı ve hürmetlerimle

önetim Kurulu Adına

Başkan

Ercan Özcan

Hayırlı Bayramlar

Muzaffer Çetin- KARLSRUHE

Karlsruhe Başkonsolosu Banu Terzioğlu,  ’’Almanya Türk Toplumunun Kıymetli Mensupları, Değerli Vatandaşlarımız, Barışın, merhametin, dayanışmanın ve yardımlaşma duygularının yoğunlaştığı; sevgi, saygı, hoşgörü, birlik ve beraberlik gibi değerlerimizin güçlendiği mübarek Kurban Bayramı’nı sizlerle birlikte idrak etmenin sevinci içerisindeyiz. Kurban Bayramının, kültür ve medeniyetimizin güzelliklerinin yeni kuşaklara aktarılmasına ve birbirimizle manevi bağımızın pekişmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Şahsım ve tüm Başkonsolosluk personelimiz adına, mübarek Kurban Bayramınızı içtenlikle tebrik ediyor, ailelerinizle ve sevdiklerinizle birlikte mutluluk ve esenlik dolu bir Bayram geçirmenizi diliyorum“.

Evlilik yolunda ilk adımı attılar..

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM

Post gazetesi Baden Bölge muhabiri Muzaffer Çetin’in yeğeni, Hamide & Asaf Çetin’nin oğlu Önder Tarık ile Manolya, evliliğe giden yolda ilk adımlarını düzenlene nişan merasimi ile attılar. Landgasthof Hoheneck Restaurantında yapılan nişan merasimine her iki ailenin yakınları ve gençlerin arkadaşları katıldılar. Damat adayının Dedesi Hacı Ömer Çetin, ’’Evlilk yolunun ilk adımı olan nişan merasimini gerçekleştirdik. İnşallah hep böyle, mutlu olursunuz. Allah çıktığınız bu yolda mutluluğunuzu daim etsi’’ dedi. Evlilik yolunda ilk adımı atan genç çift ise mutlu günlerinde kendilerini yalınız bırakmayan davetlilere teşekkür ettiler.

Çalıştığı Restaurantı devraldı

Muzaffer Çetin – PFORZHEİM

15 yıldır Pforzheim halkına hizmet veren  ’’Arkadasch Grillhaus’’ el değiştirdi. Genç iş insanları Mustafa Arıkan ve Volkan Kaya devraldı. Başarılı gastronom Mustafa Arıkan,’’Kadim eş, dost, ahbap ve tüm sevenlerime Arkadasch Grillhaus Restaurant’ı devraldığımı memnuniyetle duyururum. Türkiye’de öğrendiğim ızgara, kebap çeşitleri ve 15 yıllık tecrübe ile misafirlerimizi ağırlamakta büyük mutluluk duyacağız. Bir yıldır çalıştığım Arkadasch Grillhaus sahibi ustam Erkan Çınar’ın sağlık nedeniyle devredeceğini söyleyince ilğilenmeye başladım ve arkadaşım Volkan Kaya ile Allah nasip etti devraldık’’ dedi. Volkan Kaya ise 7 yıldır market çalıştırıyordum. Arkadaşım Mustaf’dan böyle bir teklif gelinçe kabul ettim ve marketçilikte restaurantcılığa geçiş yaptım. Uzun yıllardır Pforzheim halkına hizmet veren kaliteli, güler yüzlü oturmuş ve isim yapmış bir iş yerini devraldık. Bu ismin üstüne katkı yaparak daha uzun yıllar devam ettireceğiz inşallah dedi.     

Akademisyenler Söyleşi

Muzaffer Çetin-KARLSRUHE

Karlsruhe Başkonsolosluğu ve Türk Tarih Kurumu işbirliğiyle düzenlenen  „Türk – Alman Tarihi ve İlişkileri Üzerine Akademisyenlerle Söyleşi“ adlı etkinlik, Başkonsolosluğun toplantı salonun Baden Bölgesindeki STK temsilcileri ve Akademesyenlerin katılımı ile gerçekleşti. Sunumunu Eğitim Ataşesinin yaptığı söyleşine; İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi öğretim üyesi TTK Bilim kurulu üyesi Prof.Dr. Mustafa Hamdi Sayar, Samsun Üniversitesi Siyaset ve kamu yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Mustafa Çolak, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cemal Yıldız, IGK-Kültür, Tarih ve Entegrasyon Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik konuşmacı olarak katıldılar. Karlsruhe Başkonsolosu Banu Terzioğlu’nun selamlama konuşmasının ardında,

Prof.Dr. Mustafa Hamdi Sayar, ’’1915 yılından beri Eskiçağ derslerinin verildiği İstanbul Üniversitesi’nde Eskiçağ Dönemi kültürleri üzerine çalışan bilim insanlarının Anadolu ve yakın çevresinde oluşan uygarlıklara ait taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları ve bölgelerarası kültürel ilişkilerini anlatarak, Eskiçağ tarihi ve arkeoloji müzesini kuran Alman mühendisleri ile çalışmalarını anlattı’’. 

Prof.Dr. Mustafa Çolak ’’ 1.Dünya savaşı döneminde Türk-Alman ittifakı ve Eğitim ilişkileri konuşmasında Birinci Dünya savaşı boyunca sürmüş olan Osmanlı-Alman ittifakı sadece ’’silah arkadaşlığı’’ na dayalı askeri niteliği olan bir ittifak değildi. Bu ittifak ile çok sayıda ekonamik, sosyal, bilimsel, teknik, kültürel projeler üretilmiş ve hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda yapılan çalışmalardan biride Alman-Türk Dostluk Cemiyeti’nin İstanbul’da bir dostluk yurdu kurulmasıdır. Düzenlenecek olan kültürel çalışmaşlar ile Türk-Alman dostluğuna katkıda bulunmak ve bu dostluğu pekiştirmek. Alman-Türk Cemiyeti, başta her iki ülkenin İmparatorları olmak üzere, dönemin tanınmış Türk-Alman devlet adamları tarafında desteklenmiştir. Cemiyetin şeref üyeleri arasında Enver Paşa, Talat Paşa, Sadrazam Sait Hilmi Paşa ve İstanbul’daki Alman Büyükelçisi Graf Wollf Metternich’de bulunuyordu. Dostluk Cemiyeti, savaştan sonrada Osmanlı Devleti ile ittifakı sürdürmeyi amaçlamış ve buna yönelik çalışmalarda bulunmuştur’’ dedi.  

Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cemal Yıldız, ’’Almanya’daki Türklerin Eğitimine Dair Notlar konuşmasında Ana dili eğitimi kişi daha doğmadan başlamakta. Çocuğun ilk gördüğü kişi annesi ve babasıdır. İlk dil eğitimini onlarda alır. Ana dili kişinin kendisiyle, çevresiyle iletişim kurmasını; çevresinde olup bitenleri, gördüklerini duyduklarını, dinlediklerini anlamlandırmasını; önceden edindikleriyle yeni öğrendiklerini değerlendirebilmesini, yorumlayabilmesini; duygu ve düşünceleriyle kendisini ifade edebilmesini sağlar. Kişinin benliğini ve kimlik duygusunu kazanması da ana dili eğitimine bağlıdır. Genel olarak bir dil öğretimi aynı zamanda bir kültür öğretimidir. Ana dili öğretimi de ait olduğu medeniyetin yarattığı kültürün yeni nesillere taşınmasını sağlar. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın çocukları açısından düşündüğümüzde, ana dilinin önemi daha da artmaktadır. Göçmen aileye mensup olan çocuk, bir taraftan kendi ailesi içerisinde yerli toplumunkinden tamamen farklı bir dili öğrenerek farklı değer ve normları edinerek ayrı bir sosyalleşme süreci yaşarken, diğer taraftan içinde yaşadığı toplumun okullarında, yerli arkadaşlık gruplarında, yüz yüze, yakından ve uzaktan ilişki içerisine girdiği sosyal çevrede ise, o toplumun dilini öğrenir, inanç, değer ve normlarına göre ayrı bir sosyalleşme süreci yaşar. Bu iki taraflı/çifte sosyalleşme sürecinde çocuk, her iki toplum açısından da tam anlamıyla sosyalleşemez’’ dedi.

Dr. Latif Çelik, ’’Türk-Alman ilşiklerinde dil, tarih ve kültürün yeri konuşmasında; Tarihsel boyutu ile Türk- Alman ilişkilerinin İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşadıkları mutlaka anlatılmalı, Tarih, geçmişin bütün olup bitenlerinin içinde saklı olduğu bir sandık misalidir. Bunun içinde savaşlar, barışlar, antlaşmalar, ticaret, askeri, sanat ve endüstriden tutun da bilmem diğer birçok ilişkiler yumağına kadar uzanan her şey vardır orada. Ama, o sandığın içindeki zamanı geçmiş sanılan her olay tarihi oluşturur. O sandık aynı zamanda senin kültürel mirasındır, yaşadıkların, hayallerin ve her şeyin vardır orada. Yani oradakilerin bazılarını alıp bir kısmını hiç görmezden gelemez, hiç üstünü açmadan bırakamazsın. Şöyle bir tarif ile dillendireyim: Tarih, sevdiklerinin alınıp, sevmediklerinin orada bırakılabileceği bir elbise dolabı değildir. Oradaki her şey senindir. ‘Bilim insanlığın ortak mirasıdır, bilim insanlarına saygı herşeyin üstündedir’ diyen Modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Alman Bilim İnsanları’nı zor yıllarda Türkiye’ye davet ederek özgür çalışmalarına imkan sağlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin modernizasyon ve yeniden yapılanmasında önemli izler bırakan Ernst Reuter, Ernst Hirsch, Clemens Holzmeiter, Rudolpf Belling ve Philipp Schwartz gibi  Alman bilim insanı Türkiye’de yaşamışlardır’’ dedi.