Cumhuriyet 99. Yaşında

Muzaffer Çetin-ETTLİNGEN
Cumhuriyetin kuruluşunun 99. Yıldönümü Türkiye ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Karlsruhe Ettlingen‘de kutlandı. Karlsruhe Başkonsolosluğu tarafından Ettlingen Sarayı Bahce salonunda verilen resepsiyon Karlsruhe Başkonsolos Banu Terzioğlu, Konsolos Esra Öner, Mavin Konsolos Dilsu Bahadır’ın tebrikleri kabulü ile başladı. Tebriklerin kabulünün ardından Başkonsolos Banu Terzioğlu, davetlilerin bayramını kutladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ve Alman Milli Marşının okunmasının ardından T.C Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın yayınlamış olduğu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. Resepsiyona Günün önemine binaen konuşma yapan Başkonsolos Banu Terzioğlu,

 ’’Cumhuriyetimizin kurulduğu 29 Ekim 1923 tarihi, Türk Milleti için bir dönüm noktasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, miletimizin Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiği benzersiz mücadelinin, onurlu duruşu, vatan sevgisinin, egemenlik ve bağımsızlık iradesinin ortaya çıkardığı bir eserdir. Uzun savaşların yakıp yıktığı topraklarda, imkansızlıklar içinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin, milletlerin hayatında kısa denebilecek bir sürede modern bir devlete dönüşerek bugünkü seviyeye ulaşması, örnek bir başları ve gurur tablosudur. Türkiye Cunhuriyeti, bugün sahada ve masada izlediği insani ve girişimci dış politikasıyla, askeri- savunma sanayi ile sivil alanlardaki milli teknoloji hamleleriyle enerjiden, ulaştırmaya, havacılık ve uzay sanayinde, eğitim, bilim ve sağlığa kadar uzanan alanlarda gelişimini jızla sürdürüyor. Hangi ülkede, yaşta ve görevde olursak olalım, atalarımızın ve dedelerimizin yaşadığı meşakketli günleri daima hatırda tutarak, ülkemizi ve Cumhuriyetimizi daha da güçlendirmek ve ileri götürmek için çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.Türkiye ve Almanya arasında tarihe dayanan köklü siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel ilişkiler ve insani bağlar mevcuttur. Almanya’yla ilişkilerimize muazzam bir derinlik kazandıran ve ilişkilerin giderek daha da güçlenmesine katkı sağlayan en önemli boyutu, burada yaşayan üç buçuk milyonun üzerinde insanımızdır. Türkiye ile Almanya arasında imzalanan işgücü anlaşmasının üzerinde geçen 60 yılın ardından bugün birinci neslin çocukları ve torunları Almanya’da ekonomiden kültüre, bilimden siyasete, sannattan spora, hayatın her alanında yer alıyor. Ortak zenginliğimiz olarak gördüğümüz Türk toplumu Almanya’ya sadece okonomik olarak katkı sağlamakla kalmamış, ilk nesilden itibaren kültürleri ve yaşam sevinçleri ile Almanya’ya çeşitlilik ve renk getirmiştir, çok kültürlü toplumun oluşmasında rol oynamışlardır. Türk toplumu, önyargılardan ve ayrımcılıktan uzak, kendi kimliğiyle Almanya’ya daha fazla katkıda bulunmak için kendisine eşit fırsat ve imkan sağlandığı takdirde neler başarabileceğini defalarca göstermiştir. İnanıyoruz ki, kültürel kimliğini ve milli benliğini muhafaza eden Türk Toplumu, hem Almanya’ya hem deTürk-Alman dostluğuna katkı sağlamaya, iki ülke ve toplu arasında köprü işlevi görmeye devam edecektir.’’ Diyerek, Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana ülkemizin gelişmesi, büyümesi ve kalkınması için emek vermiş, gayret göstermiş ve katkıda bulunmuş devlet büyüklerimize, aziz miletimizin yurtiçindeki ve yur dışındaki fertlerini saygılarımı ve şükranlarımı sunuyor, en büyük Bayramımızıda, çoşkumuzu ve mutluluğumuzu paylaşan tüm misafirlerimizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Yaşasın Cumhuriyet! Dedi.    

 Resepsiyona; Stuttgart Başkonsolosu Erkan Öner, eşi Konsolos Esra Öner, Konsoloslar, Ataşeler, memurlar, Suntat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Baklan, Türk siyasetciler, iş insanları, öğretmenler, çok sayıda Türk ve Alman davetli katıldı. Gecede Neim Sahillioğlu ve Mert Demircioğlu’nun müzik dinletisiyle sona erdi.

  Öğrenciler Teneffüs alanında anadillerini konuşabillirler

Muzaffer Çetin-  FREİBURG

 Temmuz 2020’de Schwarzwald-Baar bölgesindeki bir ilkokulda Türk kökenli bir üçüncü sınıf öğrencisine, teneffüste Türk arkadaşıyla anadilinde konuştuğu için ceza ödevi verilmişti. Baden Türk Okul Aile Birlikleri Federasyonu,  20 Temmuz 2020 tarihli basın açıklamasında bulunarak bunun yasalarla bağdaşmadığını çok net bir şekilde vurgulamıştı. Freiburg İdare Mahkemesi, 2 K 3284/20 sayılı dosyada, fiili ve hukuki durumu inceledikten sonra, davacı ve davalı Baden-Württemberg eyaletine uzlaşmaya gidilmesini tavsiye etmiştir. Bu kararda, diğer hususların yanı sıra, okul bahçesinde ders arasında Türkçe konuşulması sebebiyle „Okulda neden Almanca konuşuyoruz“  başlıklı ceza ödevi verilmesinin hukuka aykırı bir karar olduğu belirtilmiştir. Federasyon yönetim kurulu başkanı Kemal Ülker, olayın seyri ile alakalı şu bilgileri aktardı; Öğrencinin ailesi olayı çözüme kavuşturmak için ve verilen cezanın geri çekilmesi için mücadele etmişlerdir. Fakat ne yazıkki ne öğretmen ne de valilik cezanın geri çekilmesi hususunda uzlaşmaya yanaşmayıp, yapılan hatada ısrarcı olmaları üzerine bu hukuki ihtilaf ortaya çıkmıştır. O tarihte 9 yaşında olan öğrencimiz şu an eğitim hayatına lise öğrencisi olarak devam etmektedir. Haber medyada, kısmen ırkçı ve yabancı düşmanlığı içeren tartışmalara sebep olmuştur. Aile ve avukat hakaret ve tehditlere maruz kaldıklarını bildirmişlerdir. Federasyon Başkanı Kemal Ülker, ‘‘Freiburg İdare Mahkemesi’nin kararını açıklanmasından önce kendisininde hakaret ve tehdit içerikli elektronik postalar aldığını ifade etmıştir. Çok dilliliğin, çocukların dil kabiliyetlerini olumlu yönde etkilediği hem bilimsel hem pedagojik açıdan kanıtlanmış olmasına rağmen, ne yazıkki bu olayda öğrenciye ceza vererek farklı bir yöntem denenmek istenmiştir. Elbetteki çocuklarımızın Almanca diline hakim olmaları ve iyi Almanca dil becerileri sayesinde okulda ve meslek hayatındaki başarıları bizler için oldukça önemlidir. Baden Türk Okul Birlikleri Federasyonu yönetim kurulu, bölgedeki Türk kökenli ebeveynlerin sözcüsü olarak, bu kararın çocuklar arasında çok dilliliğin daha fazla desteklenmesine katkıda bulunacağına inanmaktadır. Kamuoyuna birkez daha hatırlatmak isterizki, çocuklarımızın daha yetkin, özgüvenli ve başarılı gençler ve bireyler olarak yetişmeleri çok dilliliğin desteklenmesi ile mümkün olacaktır. Çocukların ve ebeveynlerin çok dilli yetiştikleri gerçeği artık toplum tarafından  kabul edilmelidir‘‘ dedi.                                                                                                         Türk Okul Aile Birlikleri Dernekleri Federasyonu Başkan

                          PAKM 30. Yılını Kutladı

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM

1991 yılında temeli atılan Pforzheim Alevi Kültür Merkezi (PAKM) daha sonra Cemevi adını alan Dernek, gecen yıl Pandemiden dolayı kutlamayadıkları etkinliğ, bu yıl  Pforzheim – Eutingen’de bulunan kendi Dernek binasının Düğün salonunda muhteşem bir kutlamaya imza attılar. Eylem Gençoğlu ve Gökmen Yaşam’ın sunduğu Etkinlik, vefat eden kurucu üyeler adına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Geceye, Baden-Württemberg eyalet parlamentosu Milletvekili Dr. Hans Ulrich Rühlke (FDP), Eutingen Belediye Başkanı Andreas Renner, Almanya Alevi Cemaati Konseyi Temsilcisi Dede Birol Akbaba,  Baden-Württemberg Alevi Dedeler kurulu Başkanı Dede Hüseyin Kazimoğlu, Baden-Württemberg Alevi Cemaati Başkanı Sedat Bican, Alman-Türk Birliği Başkanı Udo Kaupisch, birçok üst düzey bürokrat, işveren, eski ve yeni yöneticiler, STK temsilcileri, Türk ve Alman basınının yanı sıra 500 yakın davetli katıldı. Programın açılış konuşmasını dernek yönetim kurulu adına Başkan Dr. Süleyman Davulcu Almanca ve Türkçe olarak Derneğin kuruluş tarihinden bugüne dek Pforzheim şehir idaresiyle güzel çalışmalar yaptıklarınuı  ifade edilerek ileriye yönelik çalışmalarda daha sıkı iş birliği için desteklerini istedi.  

ALMANYA ALEVİLERİN HAKLARINI KABUL ETTİ

Dr. Süleyman Davulcu, ’’Avrupada bir çok ülkede ve Almanya’da Alevilik kendine özel bir inanc olarak kabul edildi. Aleviler Almanya’da Anayasaya güvenir ve her alanda anayasaya uygun davranır. Bu çerçevede Alevilik bir inanc kurumu olarak Almanya’da yasal kabul gördü ve Alman Kiliseler gibi ‘Kamu kuruluşu’ özeriklik statüsünü kazandı. Baden-Württemberg dahil bir çok Eyalette okullarda Alevilik din dersi Almanca olarak kabul edildi. Okullarda yetiri kadar öğrenci sağlandığında düzenli ders verilebiliyor ve Almanca ders notuna not ortalamasında sayılıyor. Hünkar Hacı Bektaşı Veli ta 1300.cü yüzyılda           ‘İlimden gitmeyen yolun sonu karanlıktır’ der’’. Dr. Davulcu, Almanya’da yaşayan Alevilerin çok büyük bir kısmını Türkiye kökenli olmasına ragmen, Türkiyede malisef tüm asimilasyon çabalarına rahmen nufusun tahminen yüzde 25-30 civarından Alevi olmasına ragmen Alevilik bir inanc olarak kabul edilmemekte ve bir yasal güvencesi yok. Biz Aleviliğin Türkiyede’de yasal güvence altına alınması, Alevilerinde Sunni vatandaşlarımızdan olduğu gibi ayrım yapmadan, her türlü vatandaşlık haklarının verilmesi, her alanda uygulanması, korunması, Cemevlerinin ibadethane olduğunu kabul edilmesini mücadelesini veriyoruz dedi. Gecede, Saz üstadı Kenan Batman, Zeynep Enhas, Ferhat Tunç ve Türkiyeden gelen THM sanatcısı Oğuz Aksaç sahne aldılar.  

Pforzheim’da bir çınar daha devrildi

Muzaffer Çetin-PFORZHEİM
Baden-Württemberg Eyaletinin ilk ve en eski (Hürriyet) gazeteci İzmir / Urla’lı Orhan Yelkenkayallar, 81 yaşında yaşama veda etti. Pforzheim Türkspor kurucu üyelerinden olan camianın önemli isimlerinden olan ve Pforzheim Türk toplumunun yakından tanıdığı sevdiği duayen gazeteci, 3 yetişkin çocuk, 6 torun sahibi Orhan Baba, uzun süedir mücadele ettiği amansız hastalığ biraz atlatmıştı. Hafta başında tekrar rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Yelkenkayallar, tedavi gördüğü kentteki özel bir hastanede doktorların tüm müdahalesine rahmen hayata tutunamayarak yaşamını yitirdi. Meslektaşım Orhan Babanın ölümü büyük üzüntüye neden oldu. İlerki günlerde Pforzhei Fatih camii’nde kılınacak olan cenaze namazının ardında şehir mezarlığı’ndaki ebedi istirahatgahına defnedilecek. Merhuma Yüce Allah’tan rahmet diler, geride kalan kederli aile efradının, yakınlarının ve sevenlerinin acılarını paylaşırım. Nur içinde yatsın. Pforzheim Türk toplumunun başı sağolsun.