Muzaffer Çetin-KARLSRUHE

Saadet Avrupa ‘Rahmet ve Bereket iklimi Ramazan’ Geleneksel İftarı yemeği verdi. Karlsruhe Event Palast Düğün saolunda verilen iftar, 500 davetlini katılımı ile Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İftar vaktinin girmesiyle okunan ezanın eşliğinde hep birlikte oruçlar açıldı. Programa; Saadet Partisi Genel sekreteri Mesut Doğan, Saadet Avrupa Bşk. Samet Sami Temel, UTG.RLP-BW Genel Bşk. Ercan Özcan, Saadet Avrupa Tanıtım medya ve iletişim Bşk. Murat Gürbüz, BW İyi Toplum Gönüllüleri Dernek Bşk. Ekrem Taha Başbuğu, TV programcısı Oktan Erdikmen, siyasi parti temsilcileri ve STK temsilcileri katıldı. İftar programında konuşan Genel sekreteri Mesut Doğan, ’’ ‘Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek ramazan ayını fırsat bilerek sizlerle bir araya gelip sizler tanımak, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek amacıyla bir araya gelmek istedik. Allah bu toplantımız hayırlara vesile etsin. Bir taraftan Ramazan ayının manevi bereketini yaşarken, hissederken insanlık ekonemin geldiği noktadan kaynaklı büyük sorunlar sıkıntılar yaşıyoruz. Hem ülke olarak hemde yaşadığımız bölge olarak bu sorunlar yaşanıyor. Kimi ülkeler pandemiden kaynaklı sorunları kimi ülkeler iç kargaşalar, savaşlar yaşıyorlar. Ama bilinen bir şey var. Bunların hepsi aynı anda yaşanması. Türkiye’nin siyasi partisi saadet partisi inançı sırtımıza yüklenen sorumluluğun bilincindeyiz. Bugün bize tavır alanlar, yarin bizde helallik isteyecekler. Saadet partisi güçlü olursa, Türkiye güçlü olur, İslam alemi güçlü olur’’ dedi.

Saadet Avrupa Bşk. Samet Sami Temel, ‘Umut ederiz ki bugün yaptığımız bu iftar da kardeşliğimize, berekete ve birliğimize vesile olur. Değerli misafirler üzülerek ifade ediyorum ki bugün her zamankından daha fazla birliğe ve beraberliğe ihtiyaç var. Hem ülkemiz hem İslam dünyası hem de Avrupa kıtası çok zor günlerden geçiyor. Dünya’da ve Türkiye’de yaşanan ekomonik sıkıntılar, her gün gazete haberlerimiz de okuduğumuz haberberler, televizyon ekranlarından izlediğimiz görüntüler maalesef içimizi acıtıyor. İslam dünyasında da durum hiç iç açıcı değil, Arakan’dan Keşmir’e, Doğu Türkistan’dan Gazze’ye İslam toprakları işgal altında inim inim inliyor. İlk kıblemiz ve dinimizin üç mukaddes mescidinden biri olan Mescid-i Aksa, bir zamanlar huzur ve emniyet şehri olan Kudüs neredeyse her gün yeni bir saldırıya maruz kalıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Suriye, Yemen ve Libya’da yıllardır devam eden iç savaş bitmek bilmiyor. Üstelik yaşadığımız Avrupa kıtasında da maalesef her geçen gün İslam karşıtlığı, yabancı, bilhassa Türk düşmanlığı artıyor. Peki saydığımız bu kadar olumsuzluğun karşısında nasıl duracağız? Bu sorunun cevabını uzaklarda değil buluştuğumuz bu iftar sofralarında arayalım. Bugün nasıl ki bir ve beraberce ekmeğimizi bölüyorsak, dertlermizi de paylaşacağız sorunlarımızı bölüşeceğiz, burada masaların etrafında yan yana durduğumuz gibi sorunların karşısında da el ele vereceğiz. İşte o zaman ben inanıyorum ki Cenab-ı Hakk’ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz sorun yoktur’. Samimi bir ortamda gerçekleşen iftar buluşması, dua ile nihayete erdi.